Dinamik iskonto, nakit fazlasını mevduatta bekletmek yerine erken ödeme karşılığı getiriye dönüştürerek hem bilançoyu hem tedarikçi ilişkilerini güçlendiren aktif bir nakit yönetimi modelidir.
Kasada anlamlı bir nakit var ve mevduatta tutuluyor. Güvende, evet. Ama bu nakit aynı zamanda daha fazlasını üretebilir mi?
Birçok şirkette tablo benzer. Nakit bankada beklerken, tedarikçilere yapılan ödemeler 30–90 gün vadeye yayılır. O sırada şirket düşük reel getiriye razı olurken, tedarikçiler pahalı kredi ve faktoring çözümlerine yönelir. Aynı ekosistemde biri parasını “park eder”, diğeri yüksek maliyetle fonlanır.
Dinamik iskonto bu dengeyi tersine çevirir. Nakit bankada beklemek yerine tedarik zincirinin içine girer. Şirket erken ödeme karşılığında iskonto kazanır, tedarikçi daha hızlı ve daha düşük maliyetle nakde ulaşır. Böylece nakit, pasif bir güven unsuru olmaktan çıkar; kontrollü ve ölçülebilir bir değer üretmeye başlar.
Nakit fazlasını bekletmek gerçekten doğru tercih mi? Dinamik iskonto perspektifini blogda açıyoruz. Hazırsanız, başlayalım!
Dinamik iskonto, alıcı ile tedarikçi arasındaki faturaların vadesinden önce ödenmesi karşılığında iskonto (indirim) uygulanmasını sağlayan bir ödeme modelidir.
Bu yaklaşımla, alıcı şirket nakit fazlasını bankada pasif tutmak yerine tedarik zincirinde kullanarak faturaları daha erken ödeyebilir ve iskonto kazanabilir, tedarikçi ise nakde daha hızlı ulaşarak finansman maliyetlerini düşürebilir.
Bu iskonto, erken ödeme tarihine göre değişken olarak hesaplanır, ne kadar erken ödeme yapılırsa o kadar yüksek iskonto alınır.

Bu sayede, hem alıcı hem tedarikçi için nakit akışı ve çalışma sermayesi yönetimi daha esnek ve etkin hâle gelir.
Mevduat, şirketlerin ya da bireylerin nakitlerini belirli bir vade ve faiz oranı karşılığında bankada tutmasıdır. Amaç, parayı güvenli bir ortamda saklamak ve karşılığında sabit bir faiz geliri elde etmektir.
Kurumsal tarafta mevduat genellikle:
Ancak mevduat, getirisi bankanın sunduğu oranla sınırlı, enflasyon ve vergi etkisine açık, pasif bir değerlendirme aracıdır. Şirket nakdi bankada durur; değer üretimi şirket ekosisteminin dışında gerçekleşir.
Aşağıda, sıkça birbirine benzetilen ancak işleyişi ve yarattığı değer açısından önemli ölçüde farklılaşan dinamik iskonto ve mevduatın karşılaştırmasını bulabilirsiniz.
| Başlık | Mevduat | Dinamik İskonto |
|---|---|---|
| Temel Amaç | Nakit güvenliği ve faiz geliri | Nakit fazlasını şirket ekosisteminde değerlendirmek |
| Getiri Yapısı | Bankanın sunduğu tek ve sabit oran | Fatura ve vade bazında değişken, yönetilebilir oranlar |
| Reel Getiri | Vergi ve enflasyon sonrası çoğu zaman sınırlı | Çoğu senaryoda mevduata kıyasla daha yüksek yıllıklandırılmış getiri |
| Risk Profili | Banka karşı taraf riskinde yoğunlaşma | Mevcut tedarikçi borçlarına ve fatura bazına yayılmış risk |
| Likidite Esnekliği | Vade bozulduğunda getiri kaybı yaşanabilir | Program kuralına göre açılıp kapanabilen esnek yapı |
| Bilanço Etkisi | Pasif finansal gelir | Brüt kar / EBITDA’ya doğrudan katkı potansiyeli |
| Tedarikçi Etkisi | Nötr (tedarikçiye doğrudan fayda yok) | Tedarikçinin finansman maliyetini düşürür, ilişkiyi güçlendirir |
| Stratejik Rol | Varsayılan, savunmacı çözüm | Aktif, şirket içi yatırım ve nakit yönetimi aracı |
Mevduatın seçilmesi anlaşılır. Regülasyonlu bir ürün. Operasyonel olarak kolay. Yönetim kuruluna anlatması rahat.
Ama soru şu: Rahat olması doğru seçim olduğu anlamına gelir mi?

Yüksek enflasyon ortamlarında, mevduat getirileri nominal olarak cazip görünse bile şirketler için her zaman reel değer korunumu sağlamayabilir. Nakit fazlasının pasif şekilde tutulması, satın alma gücünün zaman içinde erimesine ve fırsat maliyetinin artmasına yol açabilir.

Bu durum “zaten güvendeyiz” duygusuyla reel kaybı sıradanlaştırır.
Oysa dinamik iskonto erken ödeme iskontosunu doğrudan brüt kârlılığa ve EBITDA’ya bağlar. Mevduat parayı saklar. Dinamik iskonto parayı çalıştırır. Üstelik bunu zaten ödeyeceğiniz faturalar üzerinden yapar.
Bu yüzden mevduat tek başına “yeterli çözüm” değildir. Dinamik iskonto burada tamamlayıcı ve daha verimli bir seçenek olarak öne çıkar.
Şirket, kasasında bekleyen nakdi bankaya yatırmak yerine, onaylanmış tedarikçi faturalarını erken ödeyerek değerlendirir.
Her erken ödeme, alıcı için ölçülebilir bir getiri; tedarikçi için daha hızlı ve düşük maliyetli tahsilat anlamına gelir. Nakit, bilançoda pasif duran bir kalem olmaktan çıkar ve doğrudan operasyonun içine girer.
Bu yapı klasik erken ödeme indirimiyle karıştırılmamalıdır.
Yani erken ödeme, “fırsat olursa yapılan” bir işlem değil, kurumsal bir yatırım disiplini hâline gelir.
Mekanizma esnek ve talep bazlıdır. Alıcı, hangi tedarikçiler için hangi vade aralıklarında erken ödeme imkânı sunduğunu tanımlar. Tedarikçi ise kendi nakit ihtiyacına göre sisteme girer, uygun faturalarını görür ve o an için geçerli iskonto oranıyla erken tahsilatı seçer.

Böylece her fatura, kendi vadesi ve getirisi olan küçük bir yatırım aracına dönüşür. Nakit fazlası tek seferlik değil, sürekli ve kontrollü şekilde çalışır.
Aklınızdaki soru belli: “Biz zaten erken ödeme indirimi yapıyoruz, fark ne?”
Klasik erken ödeme iskontosu genelde şöyle yürür: Tedarikçi arar. Finans ya da satın alma bir oran söyler. Pazarlık olur. Excel’e yazılır. Süreç kişilere bağlı kalır. Şeffaflık düşer. İskonto oranları tutarlı olmaz. Toplam getiriyi, hangi riskle aldığınızı net göremezsiniz. Bu yüzden bu yöntem “fırsat yakaladık” seviyesinde kalır, kurumsal bir yatırım aracına dönüşmez.
Dinamik iskonto ise sistemi kurar. Her fatura için gün, vade ve iskonto oranını ayrı hesaplar. ERP’ye entegre olur. Tedarikçi portalı üzerinden ilerler. Nakit pozisyonunuza göre hangi faturaların erken ödeneceğini belirler. Tedarikçi de panelinden seçer, hangi faturayı hangi tarihte ve hangi oranla erken tahsil edeceğine anında karar verir.
Sonuç? Erken ödeme “arada yapılan indirim” olmaktan çıkar. Çalışma sermayesi stratejisinin içine girer. Ölçülür. Ölçeklenir.
Dinamik iskonto bir ödeme tekniği değildir. Şirket içi bir yatırım düzenidir.
Modelin özeti net: Alıcı firma, tedarikçiye “vade bekleme, daha erken ödeyeyim” der. Tedarikçi erken tahsilat karşılığında iskonto verir. Bu iskonto oranı her fatura için gün bazında değişir. Siz de erken ödeme karşılığında getiri elde edersiniz. Yani şirketiniz, kendi belirlediği kurallarla kısa vadeli yatırım yapar.
Klasik erken ödeme indirimi ile karıştırmayın. Dinamik iskonto, veriye dayalı kurallarla çalışır. Oranları siz belirlersiniz. Nakit durumunuza göre yönetirsiniz. Nakit fazlasını dışarıya, finansal kurumlara değil, doğrudan kendi tedarik ağınıza yönlendirirsiniz.
Her fatura ayrı bir enstrümana dönüşür. Kendi vadesi vardır. Kendi oranı vardır. Bu oranlar tedarikçinin alternatif finansman maliyeti, sizin sermaye maliyetiniz ve anlık nakit pozisyonunuzla şekillenir. Sonuçta nakit fazlası, ölçülen ve yönetilen bir yatırım havuzu olur.
Nakit fazlanız varsa asıl hedef şudur: Getiriyi siz yönetin. Piyasanın verdiğine razı olmayın.
Dinamik iskonto, mevduatta olduğu gibi tek ve sabit bir orana bağlı kalmaz. Her fatura için farklı oranla çalışırsınız. Mini vadelerle spot mantık kurarsınız. Yıllıklandırılmış bazda çoğu durumda mevduatın üzerinde getiri üretirsiniz; örneğin 60 gün vadeli bir faturada %2 erken ödeme iskontosu, yıllıklandırıldığında kabaca %12 civarında bir ek getiri seviyesine denk gelebilir ve bu, aynı dönemdeki mevduat oranının birkaç puan üzerinde konumlanabilir. Özetle, getiri tarafında esnek ve yönetilebilir bir alan açarsınız.
Risk tarafında da tablo nettir. Mevduatta risk bankada yoğunlaşır. Dinamik iskontoda risk, zaten yıllardır çalıştığınız tedarikçilere ve fatura bazına yayılır. Üstelik yeni bir alacak yaratmazsınız. Mevcut borcun vadesini öne çekersiniz. Bu, kontrol hissini artırır. Şeffaflığı yükseltir.
Böylece nakit yönetimi, çalışma sermayesi ve tedarikçi finansmanı tek yerde birleşir. Nakit sadece korunmaz. Siz onu kontrollü şekilde büyütürsünüz.
Dinamik iskonto “getiri” başlığında başlamaz, bilançoda biter. Çünkü sonuçları doğrudan görünür.
Nakit dönüş hızını, ödeme vadelerini ve stok döngünüzü birlikte ele alırsınız. Fazla nakdi, çalışma sermayesi içinde dönen bir çarka çevirirsiniz.
Alınan iskonto mal maliyetini aşağı çeker, brüt kârlılığı yükseltir. Bazı yapılarda finansal gelir tarafında raporlanır ve EBITDA’ya doğrudan katkı verir. Tedarikçiler bankaya ve faktoringe daha az gider, toplam finansman maliyeti düşer. Bunun zincir etkisi büyüktür. Fiyat baskısı azalır. Termin talepleri yumuşar. Tedarik sürekliliği güçlenir.
Bilanço tarafında da daha sakin bir resim görürsünüz. Daha az agresif borçlanma ihtiyacı, daha sağlam tedarikçi tabanı, daha öngörülebilir nakit akışı. Kârlılık artar, risk düşer.
Bu modelin çalışması için tedarikçinin de kazanması gerekir. Kazanır. Hem de net biçimde.
Tedarikçi açısından dinamik iskonto, faturayı erken tahsil etmenin hızlı ve şeffaf yoludur. Teminat istemez. Ek prosedür bindirmez. Özellikle KOBİ’ler için fark burada başlar. Yüksek faiz, limit sıkışması ve bürokrasi yerine, ihtiyaç duyduğu anda seçtiği faturayı seçtiği oranda iskonto eder ve nakde döner. Nakit akışı öngörülebilir hâle gelir. Stres düşer.
İlişki dinamiği de değişir. Alıcı, “vadeyi uzat, bankadan çöz” diyen taraf olmaktan çıkar. Nakit fazlasıyla tedarikçisini doğrudan finanse eden bir iş ortağına dönüşür. Tedarikçi kapasitesini size göre daha rahat planlar. Fiyatlandırma daha dengeli olur. Alternatif müşterilere kayma motivasyonu azalır. Daha dayanıklı bir tedarik ekosistemi kurarsınız.
Nakit, bilançonuzun en stratejik varlığıdır. Onu bankada bekletmek kolaydır ancak maliyetli olabilir. Enflasyon karşısında eriyen pasif bir kalem, ciddi fırsat maliyeti yaratır.
Dinamik iskonto ile kasadaki nakit fazlasını tedarik zincirinizin içinde döndürürsünüz.
Esnek ve kontrollü bir getiri katmanı kurarsınız. Tedarikçilerinizin finansman yükünü azaltır, ekosistemin dayanıklılığını artırırsınız.
Önümüzdeki 12 ayda tedarikçilere yapacağınız toplam ödeme tutarına bakın. Sonra şu soruyu sorun: “Bunun yüzde kaçını dinamik iskonto üzerinden şirket içi yatırım havuzuna çevireceğim?” Bu oranı netleştirdiğiniz an, nakit yönetimi operasyon olmaktan çıkar. Şirket değerini büyüten bir kaldıraç olur.
Ana fikir değişmez: Nakit fazlasını bekletmeyin. Çalıştırın.
